Ana Sayfa Büsürüm Tarihi Soyagaci Forum iletisim
 

 Yöre Türkülerimiz
  
  TÜRKÜLERİMİZ : Ana sütü kadar temiz, ana sütü kadar candan. Bizi söyler bizi anlatır. Bazen ümitsiz bir aşkın dile gelişi, bazen de oğlunu kaybetmiş bir ananın feryadıdır. Sevdamız, acımız, kederimiz, umudumuz türkülere yansımış; türküler halkla yaşamış, güzelleşmiş, ölümsüzleşmiş...Dilden dile, kuşaktan kuşağa söylenmiş durmuş. Dede ile torun türkülerde buluşmuş.
İlçemiz köyleriyle birlikte verimsiz ve ekime uygun olmayan arazilerden oluşmuş bir coğrafyaya sahiptir. Bu yüzdendir ki, geçim sıkıntısı, köylümüzü baba ocağından ayırmış, gurbet ellere atmış, gurbetçi nişanlısını bırakmış köyüne, bırakmış bırakmasına da bu özleme dayanamamış, ne kendisi ne de nişanlısı...Hasret bir kor gibi gönülleri yakmış, kavurmuş, gönüller yandıkça türküler oluşmuş, türküler söylenmiş. Yeni sevdalar, yeni türküleri; yeni türküler de yeni sevdaları oluşturmuş.
Türkülerimizden bir çoğunda hüzün vardır. Hele hele bunlardan biri var ki, elli küsür yıldır söylenmesine rağmen her söylenişte dinleyenlerin boynunu büker. Çünkü,bu türküde babasını, annesini, kardeşlerini ve diğer yakınlarını kaybetmiş insanların gözyaşı vardır. Boynu bükük yetimlerin hıçkırıkları, sefaletleri, yalnızlıkları vardır. Evet, bu türkü,1939 depreminin ardından yakılmış "Reşadiye Irmağı" diye bilinen Tahir Bey'in türküsüdür. Ya Deli Şükrü öyle değil mi? Bir babacan adamın, bir fukara babasının sürgün edilişi tahammül edilecek şey midir? Soyunda yiğitlik olan bir milletin insanları, yiğiti, yiğitliği unutur mu? Unutmamış ki, onu da hüzünle yoğurarak türkülerinde destanlaştırmış.
Türkülerimiz sadece ölüm ve yiğitlik üzerine söylenmemiş; aşk, özlem, doğa, güzellikleri üzerine de söylenmiştir. Güzelikleri dillere destan olan Şemsi Kız, Fadik, Kıymet türküleri birer sevda ürünüdür. Hem de karasevda ürünü... "Şemsi Kız" türküsünde Şemsi Kız`ın gönülleri yakan güzellikleri dile getirilirken, "Fadik" türküsünde ise, hanımının başkasına kaçmasına dayanamayan bir kocanın feryadı, çaresizliği vardır. Hatipoğlu türküsünde ise, muhtarlık yüzünden öldürülen bir gencin dramı dile getirilmektedir. Görülüyor ki, hüzün; bizim türkülerimizin mayasını oluşturuyor.

Sizin için seçtiğimiz yöre türküleri ;
   
  ABUM ABUM TÜRKÜSÜ (ÖĞRETMENE VARAMADIM)
  
  MÜDÜRÜN UZUN KÜRKÜ
  
  KIYMET
  
  GÜPÜR
  
  FADİK
  
  SALİÇ
  
  REŞADİYE SEMAHI
  
  ALAÇAM TÜRKÜSÜ
  
  ÇARIĞIMIN BAĞLARI
  
 

 

Kaynak: http://rmyo.gop.edu.tr
Dünden Bugüne Reşadiye Adlı kitap

ANA SAYFA